Bilginin Mutsuzluğu Üzerine

 Bilginin Mutsuzluğu

İnsan bilmedikçe daha huzurlu olabilir mi?

Bazen evet.

Çünkü bilgi, yalnızca önümüzü aydınlatmaz; görmek istemediğimiz şeyleri de görünür kılar. İnsan öğrendikçe dünyanın kusurlarını, insanların çelişkilerini, ilişkilerin kırılganlığını ve kendi yanılgılarını daha fazla fark eder. Bir zamanlar kolayca inandığı şeylerin aslında ne kadar karmaşık olduğunu görmeye başlar.

Cehaletin kendine özgü bir konforu vardır. Bilmediğiniz bir ihtimal sizi rahatsız etmez. Görmediğiniz bir haksızlık vicdanınızı sızlatmaz. Anlamadığınız bir davranış üzerine gecelerce düşünmezsiniz.

Bilgi ise insanın zihnine yeni pencereler açar. Fakat her pencere güzel bir manzaraya bakmaz.

Bazen öğrendiğiniz bir gerçek, artık eskisi gibi düşünmenize izin vermez. Bir insanı tanıdıkça ona dair yanılgınız bozulur. Toplumu tanıdıkça romantik düşünceleriniz azalır. Kendinizi tanıdıkça, yıllardır savunduğunuz bazı taraflarınızla yüzleşmek zorunda kalırsınız.

Belki de bilginin mutsuzluğu tam burada başlar: Artık eskisi kadar kolay kandırılamazsınız.

Fakat bütün bunlara rağmen bilmekten vazgeçmek mümkün değildir. Çünkü insanın olgunlaşması biraz da konforunu kaybetme cesaretidir.

Bilgi bazen mutluluğu azaltır ama farkındalığı artırır. Size her zaman huzur vermez; fakat daha sahici bir hayat kurmanız için gerekli olan şeyi verir: gerçeği görme cesareti.

Ve belki olgunluk, bildiklerinden mutsuz olmamak değil; bildiklerinin ağırlığıyla yaşamayı öğrenmektir.

Yorum Gönder

Daha yeniDaha eski